8 Temmuz 2007 Pazar

05 Haziran

Bu sabah bölükle baber eğitim alanına gitmiş, güneşin anlında (bölük olarak) disiplinsizlik fırçaları yerken yazıcısı olduğum uzman çavuş imdadıma yetişti.. Bütüngün odada takıldım takılmasına da çalıştığım bilgisayar kendini kaybedip, artık beni emekliye ayırın dercesine isyanlarda olunca tıngırdayan müzikten de olduk.. Ankaralı, bir zamanlar uyuşturucu bağımlısıyken ucuz yırtmış olan acemi bir arkadaşla akşama kadar konuştuk.. Aldığı ilaçlar beynini uyuşturduğu için eğitime çıkamıyormuş.. Dertleştik biraz.. Aradabir uzman çavuşlar odaya girip bizi boş duruyoruz diye fırçaladıysa da bizi bozamadı.. "Boş duranı Allah da sevmez, komutanlar da.." 'Bebe' 2 ay öncesine kadar -damardan- alıyormuş arabeski.. :) tedavi için aldığım ilaçlar gözümü karartıyor diyor.. Akşam üzeri İkmal Astsubayı beni kendine yazıcı seçmesin mi? Görünürde terfi etmiş gibiyiz ama öteki tarafta eğitime çıkmazken bu tarafta eğitime çıkıp geceleri yazı işleri olursa işte o zaman ayvayı yedik gibi.. Hayırlısı bakam..

04 Haziran

Bu sabah bölükten önce eğitim alanına gitmişim.. Çalıştığım odayı temizledim biraz.. Oturdum masa başına.. Öğleye kadar yarı uykulu oyalandım durdum.. Sonra öğlen yemeği için tekrar bölüğe.. Yemekten sonra 'dinlenme' var.. Bölüğe 'emirle' sinema bileti satışı.. Eldeki biletlerin tamamı satılınca.. Almamış olanlar için 'kantine in!' emri.. Tabi bunlar benim için geçerli değil.. Bana çoktan eğitim alanına git! emri verilmiş bile.. 1.5 km günde en az 4 kez git gel.. Amasyanın kuru havasında yakıcı güneş hiç çekilmiyor.. kollarım ve yüzüm yanıyor.. yavaş yavaş kararıyoruz.. Eğitim alanına gittim.. Sonra Ankaralı kadro bir arkadaşla akşama kadar muhabbet.. Yemek zamanı tekrar yemekteyiz.. Saat 22:00 gibi babamla görüşmüşüm.. Ardından teyzelerimle ve dayımla.. İyi geldi.. Simdi saat 22:40.. Uyku zamanı.. Bu arada yeşil elbiseleri ve botları sevdiğimi farkettim bugün.. Galiba askerliği sevdim.. Sivil hayatta disiplinsiz bir adam için garip birdurum tabi..

03 Haziran

Saat 7:00 gibi uyanmışız.. Kahvaltımızı yapıp bölüpüğün yan tarafındaki kamelyalara geçmişiz ki önceden farketmeyip, arkadaşların söylemesiyle bölük duvarının kenarında bir ileri bir geri gidip gelen bir arkadaş, bir anda şapkasını yere atıp kafasını duvara vurmasın mı? Arkadaşın biri hemen atladı ama durduramadı.. Arkasından koştum, yere yatırdık ama çocuğu sakinleştiremedik..Sinir krizine girmiş.. Kilitlenmişti tâbiri caizse.. 5 kişi zor attık ambulansa.. Öğleden sonra gördüğümde bayağı sakindi.. Sonradan kendisinden öğrendim ki bıçaklama vukatı da varmış.. Uyuşturucu da kullanıyormuş.. Askeriyeye teslim olunca kullanamadı tabi.. doğal olarak kriz.. Allah ıslah eylesin.. İnşeallah düzelir..

01 Haziran

Bugün mübarek gün.. gel gelelim gidemedik işte.. ezanlar okunup da gidemeyince bi acayip oluyor insan.. Bir burukluk içimde.. 5 bin kişiden fazlayız şu tugayda.. Hiç mi bu bayramı kutlayacak insan yok.. üzülüyorum.. Mescit var tugayın içinde.. hemen bizim bölüğün alt tarafında.. ama sahipsiz.. ıssız.. öksüz.. her görüşümde içim burkulur..

31 Mayıs

Hergün aynı şeyler.. Yeni yeni arkadaşlar ediniyorum bu arada.. İnsanların yavaş yavaş dilleri çözülüyor.. ve kerçek yüzlerini yavaş yavaş görebiliyorum..Vazgeçilmezimiz olan ictimalara devam..

30 Mayıs

Sabah ayılmakta zorlanınca ne kadar yorulduğumu ve benden önce teslim olmuş olan badimin dün neden yorgunluktan şikayet ettiğini daha iyi anladım.. Her eylem öncesi ictima var.. Sabah yemekhane önünde, yemekten sonra, eğitim alanında, öğle yemeğinde gitmeden önce yine eğitim alanında, yemekhane önünde, yemekten sonra, eğitim alanına vardıktan sonra, akşam bölüğe dönmeden önce, bölüğe varınca, yatmadan önce.. İctimayla dolu bir günün daha sonuna geldik.. Mehtap : 73 :)

29 Mayıs

Akşam herkez uyurken koğuşa girdim.. Kayıt işlemleri 18:30' dan 23:00' a kadar sürdü.. Sabah 6:00 gibi uyandırdılar.. İlk ictimaya (koyun gibi sayılma) katıldım. İnsanlar beni görünce teslim olalı birkaç gecedir tuttukları 1 saatlik bot nöbeti sırası daha seyrek gelecek diye sevindiler.. İctimadan sonra eğitim alanına gittik.. Tahmini 1,5 km kadar uzaklıkta.. Selamlama, çökme, yatma nasıl olur falan.. Birbirimize pratik yaptırırken badileşin (eş seçimi) emri geldi.. Benim badiyle tanıştım.. O da Çamdibili çıkmasın mı? Hem Reşat Nuriden (ilköğretim), hem de Şükrü-Seherden (lise) aynı dönem mezun olmuşuz.. Badileşene kadar hiç tanışmamıştık.. İnsan bu kadar yakın hemşerisiyle badi olunca kendini yanlız hissetmiyor.. Bugün iyi yorulmuşum saat 9:00 dedi mi millet yatmaya başlıyor.. Alışkın değilim ama yorgunum.. İyi uyku çekilir şimdi..

7 Temmuz 2007 Cumartesi

28 Mayıs

Keyifli bir gece yolculuğundan sonra Samsun'da indim ve servisle şehir merkezine gittim. Orada İlk Adım Anıtını gördüm. Yabancı bir heykeltraş.. Gayet güzel yapmış..
Cep telefonumun şarzı bitince büfelerin açılmasını bekledim.. Saat 8:00 gibi Mustafa abimi aradım. O da beni sabah 5:00'ten beri bekliyormuş.. hemde İlk Adım Anıtına bakan bir subay misafirhanesinde.. Gittik, kahvaltı yaparken biraz muhabbet ettik.. Sonra saat 9:00 gibi İstanbulda tanıştığım arkadaşımla görüştüm (Tarık).. O da takıldığı yere götürdü.. Öğleye kadar çay ve muhabbet.. Öğlen saat 1:00 gibi Samsun Devlet Hastahanesinin kütüphanesinde Lazoid hocam (flashdersleri.com) ile görüştüm.. 50 dakika gecikmiş olsamda yanına kadar gittiğim için kırmadı biraz sohbet ettik.. Sonra, tekrar anıtın olduğu Cumhuriyet Meydanına döndüm.. Samsun gerçekten güzel bir şehir.. Yamaçlara evler yapılmış ve deniz manzaralı.. Sahil şehri oluşu gayet güzel kılmış şehri.. Amasyadan daha büyük ve gelişmiş.. 2:00 gibi Otogara gittim.. 2 saatte Amasyaya vardım.. İnzibata yakalanmamak için Otogara gelmeden önce indim.. Amasyayı gezdim biraz.. Bir iki alışveriş.. Kafayı 3 numaraya da vurdurunca tamam dedim galiba ben gerçekten askerim.. Bir baktım öğlen yakan güneş gitmiş, yerini yağmura bırakmış.. saat 18:30 gibi geç de olsa teslim oldum.. Kamuflajlarımı giydim ve rahatladım..